ŞİZOAFEKTİF BOZUKLUK/ "ikinci Doğum,kutlayacak çok şeyim var"

ŞİZOAFEKTİF BOZUKLUK Adını söylemek istemeyen,  GAPS’la hayatı yeniden başladığı için “ikinci Doğum” başlığını kullanan bir şizoafektif bozukluk hastası.

Yakında; tamamen iyileşmiş bir beyinle 37. yaşını kutlayacak olan 36 yaşında bir adamım. Kutlayacak çok şeyim var. Bipolar bozukluk-Şizofreni arası ve ağır bir hastalık olan Şizoaffektif bozuklukla teşhis edildim. Bu, hayatımı oldukça zor hale getiren çok güç bir durumdu. İşim, kariyerim ilişkilerim her şey mahvoldu. Birkaç defa intihara teşebbüs ettim. Yaşadığım yer büyükşehir olsa’da çoğu kişi birbirini tanıyordu. İş hayatımda arkadaşlarım arasında düştüğüm durumları, apartman komşularımın tanık olduğu manzaraların bana verdiği utanç ve acı; hastalığın verdiği acıdan ve utançtan çok daha büyüktü.

Sadece bipolar teşhisi konulduğu üniversite yıllarımdan sonra, hastalığım gittikçe ağırlaştı. Bipolarla şizofreni arasında gidip gelmeye başladım. Öyle ki, işimden ayrılmak zorunda kaldım. Eşim çalışmak durumunda olduğu için, 3 yaşındaki kızımı kreşten alıp, ona evde bakmak ve onunla kalmak zorundaydım. Bir süre sonra kızımın sorumluluğunu bile alacak durumda değildim. Kızımızı eşimin ailesine göndermek zorunda kaldık. Eşim çok anlayışlı da olsa, benim hastalığıma tahammül etmek çok zordu. Neredeyse evliliğim de son buluyordu. Hayatım doktorlarla ev arasına sıkıştı kaldı. Ben ve doktorlar hiç inanmasa da, eşim bu hastalıktan benim kurtulacağıma inanıyordu.

Eşim bir gün işinden eve sarı bir kitapla, GAPS Kitabıyla geldi. İş yerinden bir arkadaşı bizim için almış. Hayatımın gidiş yönünü değiştirecek ve bana ikinci hayatımı verecek bir kitap olduğunu asla hayal edemezdim. Eşim bütün hafta sonu bana kitabı okudu, videolar izletti. İnanmak mümkün değildi. Bağırsaklar ve beyin.?? Hastalığım karnımdaymış.?? Nasıl oluyordu bu? Eşim bütün hafta sonunu bana GAPS yiyecekleri hazırlamakla geçiriyordu. İnternete giriyor, facebook sayfalarına giriyor, panik içinde öğrenmeye çalışıyordu.

Daha sonra annem köyünden bize geldi Onun için et suyu hazırlamak, işkembe çorbası yapmak, yoğurt kefir yapmak hiç zor değildi. Yumurta, peynir, et vb.hep köyümüzden getirmeye başladık. GAPS Türkiye sayfalarından bazı doktorlara, diyetisyenlere ulaştık, bazı kritik soruları onlara da sorduk. Ama her zaman telefon mesajlarımıza,e maillerimize cevap veren Gonca Zeybek hanıma çok teşekkür ediyorum. Kısa bir sürede, bana bu teşhisin konulduğu 5 yıl öncesinden beri ilk kez, kullandığım ilaçları neredeyse tamamen kesebilecek noktaya geldim. Geçmişte, bazı zamanlar biraz iyi hissettiğim dönemler olmuştu. Ancak o farklıydı; o dönemlerde de haplara devam etmem gerekiyordu. Hapları bırakmayı çok denedim ama imkansızdı; bırakınca tekrar kötü hissetmeye başlıyordum. Bu sefer değil. Çünkü GAPS bir mucize! Bir şey daha eklemek istiyorum: İlaçlarımı bırakmamın sebebi (yavaşça); diyette ilerledikçe, ilaçların beni daha kötü hissettirdiğini fark etmemdi (hapları attıktan yaklaşık 6-8 saat sonra). Bunun garip olduğunu düşündüm ama hemen; Zoloft, Ativan ve Abilify’ın negatif etkilerini hissetmemden kaynaklandığını fark ettim. Çünkü artık beynim onlara ihtiyaç duymuyordu ve hapların yan etkilerine maruz kalıyordum (uyutmaları, vb.). Bu yüzden onları yavaşça bıraktım.

Sakin, tutarlı, sağlıklı ve iyi hissediyorum. Daha önceleri böyle değildim. Umarım iyileşmem, diğerlerine çok umut verir; çünkü kabul edelim, Şizoaffektif bozukluk, iki korkunç hastalığın birleşmesidir. Ben üstelik, iyice uç bir vakaydım. İyileşmem büyük bir başarıydı! Eğer ben hayatımı geri alabildiysem… herkes alabilir! GAPS yiyeceklerine alıştım, şekersiz yaşamaya alıştım, unsuz yaşamaya da. Bazen diyetimi bozduğum zamanlar da oluyor. Hemen kendimde anormallikler olduğunu anlıyorum. 3 yıldır diyetime devam ediyorum. Neredeyse bir yıl sadece giriş diyetini yaptım. Ama hastalık belirtilerinden 3 ay gibi bir sürede kurtulmaya başladım. Ömür boyu sürse de, devem ettirecek kadar kararlıyım.

Eski işim olmasa da çalışmaya başladım. Kızımız okula başladı. Annem köyüne döndü. Normal yaşantımıza geri döndük. Ve ben, Yeniden doğmuş gibi, ikinci hayatımı kutlayacağım. Çok teşekkür ederim!! GAPS’ı dünyaya öğreten Dr.Natasha Campbell McBride hanıma. Kitabı Türkiye’ye kazandıran Gonca Zeybek hanıma. Bize yardımcı olan herkese. Daha da önemlisi Sevgili eşime ve anneme. Şunu anladım ki, ağır psikiyatrik hasta olanların yanında, onu koşulsuzca kabul edecek ve kendini hastasının iyileşmesine adayan bir kadın gerekli. Eşiniz de olabilir, anneniz de, ablanız da. O nedenle ben çok şanslıyım. Beni ikinci defa doğuran anneme ve kendisini benim iyileşmeme adayan sevgili eşime minnetlerimi sunuyorum.

Rumuz:İkinci doğum

Resim
X