DEPRESYON, ANKSİYETE, GÜL HASTALIĞI, TANSİYON, ÖDEM, KRONİK KABIZLIK, KRONİK SİNÜS ENFEKSİYONU /"Meğer ailem kuşaklardır GAPS hastasıymış"

Kathleen Bush’un hikayesi

Kaynak: GAPS Stories, Medinform Publishing, İngiltere 2012

Sağlıklı bir bebektim. 1955 yılında doğdum. Kilolu bir bebek olduğum için doktor anneme süte daha erken başlamam gerektiğini söylemiş. Ve bebek mamaları ve sütlerine yaşamımın daha ilk aylarında başlamışım. 2,5 yaşında zatürreeye yakalanmışım. Hastaneye kaldırılmışım ve antibiyotiklerle tedaviye alınmışım. Çocukken kronik boğaz rahatsızlıkları ve kulak enfeksiyonlarına yakalanırdım. 7 yaşındayken bademciklerim alındı. Ergenlikte, klasik Amerikan tarzı beslenmeyle birlikte anksiyete, stresle başa çıkamama ve kan şekerinde yükselme ve düşüşleri tecrübe etmeye başladım. Açıkça problemim GAPS’dı.

Ailemle ilgili bilgi size, hayatım boyunca GAPS’lı olmamla ilgili daha net bir fikir verebilir. Annemin; bağışıklık sorunları, kan pıhtılaşması, kronik düşük tansiyon ve ağır hipotiroid gibi çeşitli sağlık sorunları vardı. Ablama 14 yaşında şizofreni teşhisi konmuştu ve hiçbir zaman iyileşemedi, şu anda 62 yaşında. Ailemde iki üç kuşaktır mevcut diğer bazı sorunlar şunlardı: depresyon, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, Tourette sendromu, bilişsel problemler, alkolizm, uykusuzluk, sosyal fobi, bağışıklık sorunları ve stresle başa çıkamama.

Her zaman süte hassasiyetim vardı ve yetişkin hayatım boyunca ondan hep uzak durdum. Sanırım bu benim kalsiyum yönünden vücudumun eksik kalmasına yol açtı. Ancak kalsiyum destek tabletleri almak konusunda tereddütlüydüm. Neyse ki peyniri tolare edebiliyordum. 40’lı yaşlarımda yüzümde gül hastalığı (bir tür cilt rahatsızlığı) başladı. Doktor bana antibiyotik reçete etti ve hayatım boyunca kullanabileceğimi söyledi. Bir sene kullandıktan sonra, uzun süreli antibiyotik kullanımının sağlıklı olmayacağını düşünüp kullanmayı bıraktım. Ama cilt rahatsızlığımın devam etmesi üzerine gittiğim diğer doktorlar da hep aynı antibiyotiği önerince, düzenli birkaç yıl daha kullandım.

O sırada bir arkadaşım, cilt rahatsızlığım için doğal bir tedavi bulabileceğimi söyledi ve başka bir arkadaşım da o sırada bana GAPS kitabını önerdi. O, kitabı okumuştu ve şizofreniyle ilgili de olduğu için ve kız kardeşimin şizofren olduğunu bildiği için benimle paylaşmak istemişti. Şizofreni konusunda aydınlanabileceğimi düşünerek okumaya başladım ve okudukça ailemin kökeniyle ilgili olduğunu idrak ettim. Meğer ailem kuşaklardır GAPS hastasıymış. En önemlisi de, annemin ve tüm kızlarının aynı benzer hastalıklara yakalandığını anladım: Hepimiz aynı bağırsak florasını paylaşıyorduk! Derhal GAPS Protokolüne başladım. Hala günü hatırlıyorum: 29 Mart 2008. Hemen de sonuçlarını aldım:

1. Kan şekeri artış ve düşüşlerim bir gecede kesildi.

2. Hep düşük olan ama ani artış göstermeye başlayan tansiyonum tekrar düzeldi.

3. Uzun yıllardır bacaklarımda, ayak bileklerimde ve özellikle de karnımdaki kronik şişmeler geçmeye başladı.

4. Yüzümdeki cilt problemi geçti.

5. Stresle başa çıkma becerim gelişmeye başladı.

6. Orta şiddette depresyonum yatışmaya başladı.

7. Anksiyetem geçmeye başladı.

8. Mide ağrılarım sona erdi.

9. Alt sol yanımdaki ağrılar da sona erdi.

10. Kronik kabızlığım geçti.

11. Kronik sinüs enfeksiyonlarım sona erdi.

12. 7-8 kilo verdim. Şu anda GAPS Diyetimin 3. yılındayım. Diyeti bozup da beyaz un ve biraz şeker yediğim anda onların bende nasıl olumsuz etkiye neden olduklarını gözlemledim ve bu yüzden onları asla yememem gerektiğini anladım. Meyve-sebze sularını artırmak, şeker/karbonhidrat bağımlılığımı yenmeme yardımcı oldu. Diyeti ne zaman bozsam ağrılarım tekrar başlıyordu. GAPS Diyetinin önemi anladım ve ona hayatım boyunca sadık kalacağım! Yaşlandıkça da sağlığıma daha çok özen gösteriyorum ve vücuduma saygı gösteriyorum.

Üç oğlu olan kızım da oğullarıyla birlikte GAPS Diyetine başladı ve onu keyifle yapıyorlar, hatta kızım da büyük iki oğlunun GAPS Diyetiyle sağlığa kavuşmalarının hikayesini sizinle paylaşmak istiyor. Üniversite son sınıftaki diğer kızım da GAPS Diyetini hayatına geçirdi. Kızlarımın da GAPS Beslenmesiyle hayatlarını değiştirdiklerini görmek çok mutluluk verici.

GAPS Kitabını okuduğumdan beri tam bir GAPS misyoneri oldum. Şu ana kadar onu 7 kere okudum ve yukarıda saydığım iyileşmeleri görmem, kitaba olan inancımı artırdı. GAPS Diyeti hayatımda devrim etkisi yarattı! GAPS Diyetiyle ilgili ne kadar iyi şey söylesem azdır. Ve bu hayat kurtaran bilgiyi dünyayla paylaştığı için Dr. Natasha’ya ne kadar teşekkür etsem azdır! Tüm kalbimle inanıyorum ki, bu çalışma tıp alanında Nobel Ödülü almalıdır! Kızlarım ve ben hepimiz fırsat buldukça GAPS bilgi ve deneyimlerimizi herkesle paylaşıyoruz ve GAPS Kitabını da şimdiden çok kişiye tavsiye ettik. Dünyayla, hayat kurtaran bu bilgileri paylaştığınız için bir kez daha teşekkürler, Dr. Natasha!

Dr. Natasha Campbell McBride'ın yorumu: “Hikayeni paylaştığın için teşekkürler, Kathleen! Tipik bir GAPS ailesinin geçmişini görmek özellikle ilginç. Modern dünyamızda bunun gibi GAPS sağlık problemleri olan çok sayıda aile var: depresyon, şizofreni, duygusal dengesizlik, bağımlılığa yatkın kişilik, alerjiler ve bağışıklık problemi gibi rahatsızlıkları olan aileler... Kathleen’in kızlarının da aileleriyle birlikte GAPS Diyetine başlamaları harika! Teşekkürler Kathleen, böylece kızlarının yetiştirdiği çocukları ve onların gelecek kuşakları da aynı hastalık problemlerine yakalanmaktan kurtulabilecekler. Sonuç olarak aileleri hayatlarında iyi bir sağlığın keyfini sürebilecekler.”

Resim
X